AHIRLI

Türkiye Selçukluları Döneminde Ahırlı

Bölgede bulunan tarihî eserlerden anlaşıldığı üzere Türklerden önce burada, Bizans İmparatorluğu hüküm sürmüştür. Bizans hâkimiyetindeki bölge, ilkin, İstanbul’u fethetmeye gelen İslam gazileri tarafından İslamlaştırılmaya başlanmıştır. Bu mücahit gaziler, Anadolu’nun Hristiyan, Rum, Ermeni ve Süryani halkı ile dinî ve kültürel yönde münasebetlerde bulunarak Malazgirt’ten üç asır önce Müslüman-Türk ordularına zemin hazırlayarak bölgenin fethini kolaylaştırmışlardır. Bu manevi liderler arasında Ahırlı Erdoğan köyünde metfun bulunan Şeyh Muhammed Celaleddin başta gelir.

Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış; bu açılışla beraber Anadolu’ya Türk akınları başlamıştır. Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah döneminde Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu’ya akınlar düzenlemiş ve bu akınların sonucunda, İznik’e kadar ilerlemiştir. Süleyman Şah Konya bölgesini fethettiğinde, Ahırlı’nın bulunduğu bölgeye de akıncılarını göndererek burasının fethini ve Türkleşmesini sağlamıştır. Konya’nın Türkleştirilmesi sürecinde bu bölgeye Orta Asya’dan (Horasan) getirilen Türk aileleri yerleştirilmiştir.

İlçenin ismini alışında çeşitli rivayetler vardır. Bir rivayete göre Ahu Bey’e istinaden Ahurlu ismini alan bölgenin ismi zamanla Ahırlı’ya dönüşmüştür. Diğer bir rivayete göre Selçuklular döneminde Bozkırı ilk fetheden Bozkır beyinin at bakıcısının bu bölgede yerleştiği ve Ahırlı adını buradan aldığı söylenir.

Ahurlu, Haçlı Seferleri esnasında Kıbrıs ve Alanya’dan Anadolu’ya saldıran Haçlı sürülerine karşı duran Türkiye Selçuklularının atlı birliklerine at sağlayan tavlaların bulunduğu bir askerî üs olmuştur. Selçuklulara böyle önemli bir hizmeti veren Ahurlu beyleri, İçel Türkmenlerinden Dodurga Oğuz beylerine mensuptular. Bunların ahırları, Eski Camii (Aşağıoluk ve Hansıdı) mevkiinde bulunmaktaydı. Yöredeki en eski Türk yerleşim bölgelerinden olan Dodurga, Doğancı Deresi ve Gâvur Öreni mevkileridir. O dönemde kasabanın su ihtiyacı da Eski Cami altındaki su sarnıcından karşılanmaktaydı.

Osmanlı Döneminde Ahırlı

Ahırlı, Karamanoğulları Döneminde de aynı atlı birliklere at sağlama görevini sürdürmüştür. Karamanoğlu İbrahim Bey (ö. 1454) bu bölgede vakıflar kurmuştur.

İçel Türkmenlerinin Taşlık Silifke’de yaşayan Bozkır oymağı, II. Bayezit döneminde Bozkır Bey ve Kanuni döneminde Bozkır Bey’in oğlu Hüseyin Bey’in reisliğinde bugünkü Bozkır ve Ahırlı çevresinde hüküm sürmüştür. Kanuni’nin torunu II. Murat döneminde Ahırlı, Konya ili, Beyşehir sancağı, Bozkır kazasına bağlı Ahurlu köyü olarak bir zeametti. Köyde Hacı Bektaş-ı Veli’nin müridi olan Abdal Musa halifelerinden Abdal Ahmet’in bir zaviyesi ve bu zaviyeye ait vakıf arazileri bulunmaktaydı.

 

III. İDARİ DURUM

1963 yılında belediye teşkilatı kurulan Ahırlı, Bozkır ilçesinin nahiye merkezlerinden biriydi. 09.05.1990 tarih ve 3644 Sayılı 130 İlçe Kurulması Hakkında Kanun ile Bozkır ilçesinden ayrılarak, Akkise kasabası, Aliçerçi, Bademli, Balıklava, Büyüköz, Çiftlik, Erdoğan, Karacakuyu, Kayacık, Kuruçay ve Küçüköz köylerinin kendisine bağlanması ile ilçe olmuştur. Ahırlı, 31 Temmuz 1991 tarihinden itibaren de ilçelik faaliyetine başlamıştır.

 

Ahırlı Kaymakamları

E. Osman Bulgurlu (1991-1993)

Mustafa Gündeşlioğlu (1993-1995)

Osman Aslan Canbaba (1995-1997)

Şevket Karahaliloğlu (07.09.1997-17.08.1998)

İbrahim Sevimli (vekil) (07.09.1998-27.11.1998)

İlhan Bacak (vekil) (06.01.1999-15.01.1999)

Şevket Karahaliloğlu (03.03.1999-04.06.1999)

Cengiz Ünsal (vekil) (14.06.2001-03.07.2001)

Fatih Yılmaz (vekil) (03.07.2001-29.09.2001)

Şevket Karahaliloğlu (04.10.2001-07.11.2002)

Sezer Işıktaş (vekil) (08.12.2003-04.04.2004)

Ayhan Yazgan (14.10.2004-20.10.2006)

Zafer Öz (vekil) (14.11.2006-15.03.2007)

Murat Kahraman (16.03.2007-08.08.2009)

Kemal İnan (Seydişehir Kaymakamı) (08.08.2009-04.04.2010)

Yusuf Selçuk (05.04.2010-07.01.2011)

Hamdullah Suphi Özgödek (Bozkır Kaymakamı) (08.01.2011-16.01.2011)

Muharrem Eligül (Yalıhüyük Kaymakamı) (02.02.2011-20.02.2011)

Remzi Kattaş (21.02.2011-07.08.2013)

Taner Polat (19.08.2013-09.09.2014)

Yasin Ortakçı (22.09.2015-…)

 

Ahırlı Belediye Başkanları

Mehmet Ünver (01.03.1963-17.11.1963)

Ahmet Yiğit (18.11.1963-08.12.1968)

Hüseyin Sayın (09.12.1968-30.04.1970)

Ahmet Yiğit (01.05.1970-31.12.1973)

A. İhsan Kul (01.01.1974-12.12.1977)

Mehmet Altıner (13.12.1977-30.09.1980)

Mehmet Işık (01.10.1980-28.01.1982)

Muammer Sayın (29.01.1982-23.03.1984)

Ali Gorel (24.03.1984-25.06.1987)

Kadir Demirtaş (26.06.1987-31.03.1989)

Abdülkadir Yiğit (01.04.1989-31.03.1994)

Nebi Candan (01.04.1994-21.04.1999)

Mehmet Taşan (22.04.1999-27.03.2004)

Mehmet Taşan (28.03.2004-29.03.2009)

Abdülkadir Yiğit (29.03.2009-30.03.2014)

İsa Akgül (30.03.2014-…)

 

IV. SOSYAL DURUM, KÜLTÜR VE DİL

Ahırlı ağzı İç Anadolu Bölgesi’nin özelliklerini yansıtmakla birlikte, gelişme sürecinde geçirilen yönetsel ve toplumsal değişimlerden, bunların etnik yapıda doğurduğu karışımdan da izler taşır. Halkın kullandığı dil, kurallı Türkçeden bölgesel ağız olarak farklılaşır. Sesbilgisi (fonetik) bakımından, halkın kullandığı dilde temel ünlü ve ünsüzlerin, farklı vurgu ve tonlamalarından kaynaklanan çeşitleri bulunmaktadır.

Yerel ağızda ünlü değişimleri, ünsüzlerin ünlülere etkisiyle oluşur. Kalın ünlülerin incelmesi, ince ünlülerin kalınlaşması, düz ünlülerin yuvarlaklaşması, geniş ünlülerin daralması, dar ünlülerin genişlemesi şeklinde gelişen değişmeler yaşanır. Mesela serhoş (sarhoş), goley (kolay) ehdiyar (ihtiyar), barabar (beraber) cövap (cevap)…

Kelime içerisinde ünsüz değişimleri de mevcuttur. İreşberlik (rençberlik), neğadar (ne kadar), göynek (gömlek) gibi.

Düğünler

Oğlu evlenme çağı geldiğinde anası, oğluna uygun kızı çevresinden araştırır. Sorup soruşturup uygun bir gelin adayı bulunduğunda kız tarafının bu işe nasıl baktığını öğrenmek için yakın akrabalar gönderilir. Şayet gönülleri varsa oğlanın anası ve babası birkaç aile büyüğüyle kız istemeye giderler. Kız evinde aile büyükleri ne niyetle geldiklerini belirtirler. Kız tarafının gönlü varsa da usulen, oğlanın ailesine: “Eşimize-dostumuza, akrabalarımıza bir soralım, size cevap veririz.” der. Kız isteme ikinci, üçüncü hatta daha fazla gelip gitmeyle sonuçlanır.

Kız ile oğlan arasında söz kesmek yemin etmek gibidir. Söz kesilirken komşulara ve akrabalara haber salınır. Bu duyurmada “ağız tadı” olarak eskiden leblebi, kuru üzüm dağıtılırdı. Şimdi ise lokum ve bisküvi dağıtılmaktadır. Söz kestikten sonra oğlan evi ve kız evi ileri gelenleri bir araya gelerek kıza takılacak takıları konuşup miktarını belirlerler.

Oğlan, kızın arkadaşlarına söz kesimi hediyesi olarak ayna, tarak, toka (kıstı), sakız alıp bohça içerisinde gönderir. Kız da bunları kız arkadaşlarına dağıtır.

Sözlülük döneminde iki aile arasında samimiyet artar, gelip gitmeler sıklaşır. Bundan sonra dünür oluyoruz, diye acı-tatlı günlerini beraberce paylaşırlar.

Kızlarda çeyiz hazırlama çok küçük yaşlarda başlar. Önceleri büyüklerine özenerek bir şeyler yaparlar. Büyükler küçüklere bildiklerini öğretirler. Kız tarafı arkadaşlarında gördükleri ve beğendikleri çalışmaların örneğini çıkartırlar ve kendi çeyizlerini hazırlarlar. Kızın çeyizlerinde evde kullanılabilecek, mutfak eşyasından yatak odasına kadar ailenin maddi durumuna göre eşyalar alınır. Kızın el işi çeyizlerinden en yaygınları, kanaviçe ve etamin işlemeleri, oyalar, boncuklu yazmalar; yatak, yastık, karyola, buzdolabı, masa örtüleri gibi takımlardır.

Sözlülük dönemi içerisinde yapılan başka bir düğünde oğlan evi kızı oyuna davet eder ve başına oyalı, boncuklu yazma atarlar. Sayısı kıza verilen değeri simgelemesi açısından önemlidir.

Akraba ve hısımların düğüne daveti, “okuyunculuk” ismiyle belirlenen hediyelik eşyalarla yapılır. Bu okuyunculukları alan akraba ve kısımlar durumlarına göre yeni evlenecek çiftlere katkıda bulunmak üzere hediyeler alırlar.

Aileler düğün için hazır duruma geldiklerinde ailelerin ileri gelenleri bir araya gelerek düğün gününün tarihini belirlerler. Düğünün çalgılı veya mevlitle mi yapılacağı kararlaştırılır. Sonuçta kız evinini istediği şekilde düğün yapılır.

Eğer düğün çalgıyla yapılıyorsa, cumartesi öğleden sonra çalgı ekibi önde olmak üzere ev ev dolaşarak hem düğüne davet yaparlar hem de düğünde yakılacak odunları toplarlar. Ev sahibi olsun olmasın her evden odun alınır. O an evde bulunamayacak olanlar odunlarını kapının önüne bırakırlar. Oğlan evi vereceği yemeğin sinilerini bir gün önceden komşulardan toplar.

Düğünler cumartesi günü öğleden sonra oğlan evine bayrak dikilmesiyle başlar ve pazartesi günü “gelin yanı” denilen âdetle son bulur. Cumartesi günü çalgıcılar oğlan evinin önüne gelir. Burada bir saat kadar çaldıktan sonra, akşam için hazırlıklara başlanır. Akşam uygun saatte kız evine gidilir. Erkekler ve kadınlar ayrı ayrı kına gecesini yaparlar. Erkekler kına gecesinde çalgı ekibini dinlerler. Çalgı ekibinin köçekleri kaşıklarla oynarlar. Herkes bu oyuna katılabilir. Erkekler evin önünde çalıp oynarken kız evinde kınalar hazırlanır. Kadınlar tef eşliğinde kendilerince çalıp oynayarak kızın kınası yakılır. Bu kınadan damada da ayrılır ve sonra damada da kına yakılır. Kına gecesinde evlenecek gençlere verilmek üzere kız evinden eşya çalmak âdettendir.

Düğün pilavının üzerine dökülecek olan etlerin cumartesi günü hazırlanması gerektiğinden koyun, keçi veya danalar bir gün önceden kesilip etleri kıyılır.

Pazar sabahı erkenden davulcu dama çıkarak davul çalmaya başlar. Davulun sesini duyan kadınlar evlerinden tabaklara bulgur katarak düğün evine getirip çuvallara doldururlar. Bu arada kazanlar kurulur, etler ve nohutlu düğün pilavı pişirilir. Halk toplanarak sinilerle getirilen düğün pilavını yufka ekmekle yerler. Aşçının görevi düğüne katılanların sayısına göre eti ve pilavı iyi ayarlayıp dağıtmaktır. Bu pilavdan isteyenler evlerine de götürebilirler.

Bir komşu dayanışmasının tezahürü olan Ahırlı düğünlerinde, düğünde yenilen yufka da ortaklaşa yapılır. Düğünden önce oğlan evi yufka açılacak günü duyurur. O gün bütün ilçe halkı bir kaba evlerinden un basıp unun üzerine de yeşil bir ağaç dalı dikerek yufka evine getirirler. Bütün bu unlar hamur teknelerine dökülür. Kadınlar işbirliği içerisinde hamuru yoğurup, beze düzerek yufkayı açar ve pişirirler.

Damat, pazar günü öğle namazına camiye sağdıçla beraber gider. Namazdan sonra imam damadın boynuna al dolar. Camide damadın ayakkabısını çalmak âdetten olduğundan sağdıca büyük iş düşer.

Bayramlar

İlçe halkı, Ramazan ve Kurban Bayramı arifesinde ikindi namazından sonra toplu olarak mezarlığa giderek geçmişlerinin ruhlarına Fatiha bağışlar. Ahırlı köylerinde kabir ziyareti bayramın birinci günü yapılmaktadır.

Bayram sabahı anne baba veya ailede yaşça en büyük olan bireyin evinde toplanılır. Önceden hazırlanan yemekler, diğer evlerden gelenlerle birlikte yendikten sonra bayramlaşma yapılır. Buradaki bayramlaşma tamamlandıktan sonra, aileye yakın diğer büyükler öncelikli olmak üzere evlerinde ziyaret edilerek bayramları tebrik edilir. Bayramın birinci günü öğle namazını müteakip halk Merkez Camii’nin önünde sıra oluşturarak topluca bayramlaşma yapılır.

Yayla Göçümü

Kendine özgü doğum, ölüm, düğün, bayram kutlamaları ve asker uğurlamalarında varlığını koruyan gelenek ve görenekleriyle zengin bir halk kültürüne sahip Ahırlı’nın en dikkat çekici âdeti “yayla göçümü”dür.

İlçede yayla göçümü, Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı tarafından hafta sonuna denk gelecek şekilde belirlenir. Bu güne kadar yaylacılar hazırlıklarını yaparlar. Bu hazırlıklardan en önemlileri şunlardır:

Gavut (kavut): Buğday, nohut, kavun çekirdeği, çöğre (menengiç-çedene) bir tavada kavrulduktan sonra değirmende öğütülür. Katkısına göre değer verilen gavut, şeker veya pekmezle karıştırılıp yenilir.

Pişi [yağlı ekmek] ve külçeler [nohut unundan yapılan kalın ekmek] yapılır. Yaylada kullanılacak olan sergiler (yatak, yorgan, kilim, keçe, çul); kazanlar, tencereler, turfan (yayık) yiyecek ve içecekler hazırlanır.

Yayla göçüm sabahı erkenden, erkekler yaylaya götürülecek olan hayvanları önlerine katarlar ve dağdan yaylaya indirirler. Geçmişte yeni gelinler gelinlikleri ile atlara bindirilerek yaylaya götürülürlerdi.

Yaylaya varılınca meydana ateşler yakılır, oyunlar oynanır; koyunlar, kuzular otlaklara salınır, toplu yemekler yenilirdi.

Eğitim-Öğretim

2016 yılı itibariyle Ahırlı merkezinde 1 ilkokul, 1 ortaokul, 1 lise, 1 çok programlı Anadolu lisesi ile halk eğitim merkezi; Akkise Mahallesi’nde ise 1 ilkokul, 1 ortaokul, 1 imam hatip ortaokulu, 1 çok programlı Anadolu lisesi bulunmaktadır. Ahırlı ilçesinin 2015-2016 Öğretim Yılı’na ait diğer istatistiki bilgileri şöyledir:

Okul/Kurum: 8

Derslik: 67

Öğrenci: 874

Öğretmen: 62

Derslik Başına Düşen Öğrenci

İlkokul + Ortaokul: 15

Genel Ortaöğretim: 5

Mesleki ve Teknik: 9

İlçede meslek lisesi ve mesleki yüksekokul mevcut değildir. Akkise’de çok amaçlı kapalı spor salonu bulunmaktadır.

 

V. TURİZM

Kültür Varlıkları

Ahırlı Aşağı Çeşme

Ahırlı ilçesi Aşağı Mahalle’dedir. Kesme taştan inşa edilen çeşme, arka kısmındaki 1,25 m genişliğindeki deposu ile birlikte 4,40 m boyunda ve 3,40 m yüksekliğindedir. Çeşmenin cephesi altta dikdörtgen ayaklara oturan sivri kemerli bir nişe sahiptir. Ayakların üzerine kemerin oturduğu noktadaki profilli bir çerçeve, çeşmenin ön cephesini çepeçevre dolaşır. Kemerin üzeri, biri kilit taşında olmak üzere beş adet rozetle süslenmiştir. Zemin kotunda çeşme nişinin genişliğinde dışa taşırılan yalak ve çeşmenin bir üst kotta da iki adet testilik bulunur. Yalağın üzerinde üç adet lülenin bulunduğu betonarme musluk aynası yer almaktadır. Yatay silmenin üzerinde ortada bir taslık, bunun da üzerinde dikdörtgen bir kitabe yer alır. Bu kitabeye göre çeşme 994/1585-86 yılında inşa edilmiştir. Üst kısmı ahşap bir sundurma ve bunun üzeri de çinko çatı ile kapatılmıştır. Çeşme günümüzde kullanılmamaktadır.

Ahırlı'dan görünüm

M.EMİN BAŞAR

BİBLİYOGRAFYA